Hayrullah Mahmud - Türk olmak?!



TARİHTE "TÜRK" OLMAK YA DA 11 "TÜRK" ASKERİNİN BAŞINA ÇUVAL GEÇİRMEK VEYAHUT "TÜRK'LERLE DOST OL AMA DÜŞMAN OLMA"?!


11 "Türk" askerinin başına çuval geçirilmesi üzerine, bir "Türk" gazetecinin "ABD'ye protesto notası verildi mi" sorusu üzerine, "Türkiye" Cumhuriyeti'nin Eş Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, tarihe geçen şu ünlü beyanatını veriyor:
"Bakın, nota dediğiniz konu müzik notası değildir. Bunların bir ağırlığı, ciddiliği vardır. Böyle aklınıza estiği zaman nota verilmez ve devletler arası bir hukuk vardır. Yıllarca oluşturulmuş bir stratejik ortaklığı bazı olaylarla bir anda kalkıp da büyütemezsiniz!"
Oysa ki...
"Kurtlar Vadisi -- Irak" filminin "sanal kahraman"ı Polat Alemdar, Amerikalı muhatabının suratına "çuval"ı fırlattığı sahnede bir "Türk" olarak, altını çizdiğim şu manalı sözleri söylüyordu:
"Ben siyasi parti lideri değilim. Diplomat ya da asker de değilim. Aynen senin dediğin gibi ben Türk'üm. Ve bir Türk'ün kafasına çuval geçirecek adamın dünyasını başına yıkarım! Şimdi kes sesini ve tak şunu!"

Bu anlamda hem AKP Eş Genel Başkanı Erdoğan gibi "Türk"lüğünü unutmuş olanlara hem de Neo Con'lar gibi "Türk"ler hakkında derin bilgi sahibi olmadan, "Türk" askerinin başına çuval geçirme yanlışını yapanlar için "Türk kimdir ve kime Türk denir?" sorularına cevap olacak birkaç fikir kırıntısı yansıtayım...

İşte kürede, edebiyatçısından bilim adamına, diplomatından siyasetçisine, komutanından tarihçisine uzanan çizgide kısa bir "Türk" turu:



TÜRK CESURDUR



Albert Einstein: Türk
askeri cesurdur. Anavatanını sever ve onun için gerekirse çekinmeden canını feda eder.

Gianni de Michelis: Türk'lerle dost ol ama düşman olma!

Napoleon Bonaparte: İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türk'ler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki, Türk'ler
öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler.

Tasso: Türk'lerden bahsediyorum... Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatı da inciten bir gaflet olur.

William Martin: Bütün milletler arasında en namuslu ve dostluk kurmada tereddüt edilmeyecek olan yalnızca Türk'lerdir. Henüz yabancı
tesiri altında kalmamış olan bir köye gidecek olursanız; gerçek misafirperverliğin ne demek olduğunu orada görüp öğrenirsiniz.

Lamartine: Irk ve millet olarak Türk'ler, bence geniş imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelenedir. Dini, sosyal ve örfi faziletleri, tarafsız kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır.

Demirbaş Şarl: Poltava'da esir oluyordum. Bu benim için bir ölümdü, kurtuldum. Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belirdi; önümde su, ardımda düşman,
tepemde cehennemler püsküren güneş... Su beni boğmak, düşman beni parçalamak güneş beni eritmek istiyordu; yine kurtuldum. Fakat bugün esirim, Türk'lerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar bana yaptılar, esir ettiler. Yalnız ayağımda zincir yok, zindanda da değilim; istediğimi yapıyorum. Fakat bu defa da şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim. Türk'ler beni işte bu elmas bağa sardılar. Bu kadar alicenap, bu kadar asil, bu kadar nazik bir milletin arasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı. (Rus'lardan kaçıp Osmanlı'ya sığınmıştır.)

M. Montecuccoli: Türk'ler ölmeyi biliyorlar,
hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkanlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat, meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türk'lerin yaşayan hatıraları! Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türk'ler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türk'leri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türk'lerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar.

İbn-i Hassul: Seceat ve
cesaret bakımından Türk'lerden üstün; büyük hedeflere ulaşmak bakımından da onlardan dirayetli hiç bir kavim yoktur. Cenab-ı Hak onları aslan sıfatında yaratmıştır.

Pierre Loti: Türk, asillerin asilidir. Yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir.

Çarnayev: Türk'lerin yalnız sonsuz bir cesareti değil, iradeleri sersemleştiren bir sihirbaz zekası vardır. İşte Türk, bu zekasıyla zafer kazanır, uygarlıklar yaratır ve insanlık dünyasında en şerefli hizmeti
başarır. Zaten Avrupa'nın yarısını yüzyıllarca boyunduruk altına almak başka türlü mümkün olamazdı.



KALEMKEN KILIÇ OLMAK



Moltke: Silahlı milletin en canlı örneği Türklerdir. Bu diyar köylüsünün orak, katibinin kalem ve hatta kadınlarının etek tutuşunda silaha sarılmış bir pençe kıvraklığı
vardır. Türk ata biner gibi oturur, keşfe yollanan asker gibi uyanık yürür.

La Martine: Türk'ler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır.

Towsend: Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türk'lerle savaşmalıdır.

Auguste Comte: Doğulu
önderler, milletlerinin başından ayrılmayarak her hükümeti temeli olan şu iki kanunu hakkıyla yapıyorlar: iyi yola götürmek ve kötülüklerden korumak. Bu asil hareket Rus'lardan fazla özellikle Türk'lerde göze çarpıyor.

Decamps: Türk'ün güzel yüzünü, kuvvetli endamını, pırıltılı kostümünü zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, Aslan'ca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Fakat pek güç olan, Türk'ün özünü göstermektir. Bu öz, ay ışığı gibi görülür fakat gösterilemez.

Câhiz: Türk'ler yaman binicidirler.
Türk'ler hücumunda düşmanı bir yaprak gibi çevirip bozarlar.

Semame İbn-i Eşreş: Türk'lerin yürekleri temizdir. Onlarda batıl fikirler, basit düşünceler yoktur.

Comenius: Türk'ler kahramandırlar. Dostlarına zarar vermezler. Fakat kazanç getirirler.

William Pitt: Türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir. Ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır.

Hammer: Türk, Heredot'tan, Tevrat'tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Sadelik içinde görkemi, sükunet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı Türk Milleti'nin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür.

Hz. Muhammed: Türkler size dokunmadıkça, siz de onlara sakın dokunmayın.

Comenius: Türk'ler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler. Yüce Türk Milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. Böyle bir ulusla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir.

Kayzerling: Türk'ler muhakkak ki Avrupa tarihinin ve yakın Asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir.

Molkte: Her Türk'ün bakışında silahın ruha verdiği güveni görmek mümkündür. O hayata ve olaylara güvenle bakmayı öğrenmiştir.

Lord Byron: Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk'ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır.

Semame İbn-i Eşreş: Türk korkmaz, korkutur. Bir
şey isterse onu yapmadıkça vazgeçmez. Hangi işe el atarsa başarır.

Gelland: "Türkçe"yi öğrenmek benim için büyük bir mutluluk oldu. Çünkü Türk'ü anlamak için kendisiyle mutlaka tercümansız konuşmalıdır. Tercüman, ışığı örten zevksiz bir perde oluyor.

Andreas Phitiades: Artık Türk'lerle savaşmam. Onlar çok cesur ve iyi insanlar.

Albert Sorel:
Dünyada iki bilinmeyen vardır. Biri kutuplar, diğeri Türk'ler.

Baron Büsbek: Türk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez.

Charles Mcfarlene: On ulusun, on yiğit adamının gücü tek bir kimsede toplansa yine bir Türk'e bedel olmaz. Türk'lerin en çok konuştuğu şey savaştır, zaferdir. Eğlenceleri ise attır, silahtır. Türk'lerin doğrulukları ve namuslulukları ne kadar övülesi
yeridir.

Donaldson: Türk Milleti iki bin yıldır profesyonel askerdir. Bütün Türk'lerin mesleği askerliktir. Dünyanın hangi ordusuna sorarsanız sorun, Türk askerinin karşısında düşünmenin hiç de kolay olmadığını veya olamayacağını size söyler.

Hamilton: Dünyada, Türk'lerden başka hiçbir ordu bu kadar süre ayakta duramaz. Türk'lerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur.

Hammer: Türkler devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf ustadır. Ülkeleri değil kıtaları altüst etmişler ve korkunç saldırışlar arasında sarsılması hiç de kolay olmayan egemenliklerini yaratmışlardır. Tarih Türk'lerden çok şey öğrendi. Onların elinden çıkma öyle eserler vardır ki uygarlık için birer süs olmaktadır.



ÇANAKKALE'DE TÜRK OLMAK



Sir Julien Corbet: Çanakkale'de başarılı olamadık. Nasıl başarılı olurduk ki? Zira Türk'ler yuvasına girilmiş Aslan'ların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim.

Mulman: Türk gibi ölüme gülerek bakan bir eri başka hiçbir ulusta bulamazsınız. Yalnız ona iyi bir komutan gerektir.

Monradgea D'ohsson: Toplumsal düzenin Türk'ler arasında kurmuş olduğu ilişkilerin hepsinde temiz yüreklilik ve iyi niyet hakimdir. Vatandaşların birbirlerine karşı borçlu oldukları işlemleri yapma ve yerine getirmeleri için başka ülkelerde olduğu gibi senetleşmeye yani yazılı belgeye ihtiyaçları yoktur. Çünkü onların övülmeye değer hallerinden biri de verdikleri söze genellikle sadık kalmaları ve karşılarındakini aldatmaktan, güveni suistimal etmekten çekinmeleridir.

Monradgea D'ohsson: Kendi ulusuna karşı bu kadar dürüst ve cömert olan Müslüman Türk'ler hangi mezhebe bağlı olursa olsun aynı dürüstlüğü
yabancılara karşı da yapar ve yerine getirirler. Bu noktada Müslüman ile Müslüman olmayan arasında hiçbir fark gözetmezler.

Pierre Loti: Türk'ü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk'ün vakur kalışı, kuşku yok ki körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır. Bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor.

Thomas Thorsten: Türk'ün ahlaki seciyesi çocukluğunda aldığı iyilik telkinleriyle değil
çevrelerinde fenalık görmemek suretiyle oluşur.

Feldmareşal von Moltke: Türk'lerin ruhu yeniden parlayacak ve silah kullanmak için doğan bu kahraman milletin tarihi eski ışığını bulacaktır.

Ve...
Son olarak...
Tarih, Türk'lerden "Onurlu, savaşçı, vatanı için canını vermekten çekinmeyen, mazlumların yanında yer alan, asil bir kavmin evlatları" diye bahsediyor.
İşte Neo Con'lar böyle bir milletin ordusunun başına "çuval" geçirmeye teşebbüs ettiler.
İşte Bush'un iktidara getirdiği Erdoğan, böyle bir milletin ordusunun başına, çuval geçirilmesine ses çıkarmadı. Yapılan aşağılamayı susarak onayladı.
İşte "Ceylan" yürekli bazı Paşa'lar rütbe hırsı uğruna, böyle "Aslan" yürekli bir kavmin evlatlarının tuzağa düşürülmesine, başlarına "çuval" geçirilmesine göz yumdu. Daha sonra da Neo Con'ların verdikleri üstün hizmet madalyasını boyunlarına asmakta bir sakınca görmedi.
Filvaki, eceli gelen Neo Con'lar, binlerce yıldır onurları ile yaşayan bir millete, Türk'lere bulaştılar. Dost olmayı değil, düşman olmayı tercih ettiler.
Eskiler boşuna "Kendi düşen ağlamaz" dememişler.
Şimdi de "sanal alem"de, "Ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım, hangi çılgın başıma çuval geçirecekmiş şaşarım" diye dünyaya meydan okuyan bir milletin, Türk Milleti'nin estirdiği rüzgarın şiddetine katlanamayıp ağlıyorlar.
Yazık!..
Hülasa; Yüce Türk Milleti'nden özür kaçınılmazdır, istifa ise mecburidir!
Sonsöz: Ne Mutlu Türk'üm Diyene!..

Sevgiler

Hayrullah Mahmud
.