PKK MAYINLARINA SIVIL TOPLUM ORGUTLERINDEN TEPKI
- From: nail amudi <nailamudi@xxxxxxxxx>
- Date: 22 May 2007 00:25:47 -0700
PKK MAYINLARINA SIVIL TOPLUM ORGUTLERINDEN TEPKI
Uluslararasi toplumun tepkisinden cekinen ve "siddete" dayali
varligini gizlemek icin her yolu deneyen PKK, "bir daha mayin
kullanmayacagini" kamuoyuna deklere etmesine ragmen, mayinlarla can
almaktan bir turlu vazgecmiyor.
PKK, mayinlama eylemleri ile ilgili gercekleri kamuoyundan gizlemeye
calissa da, uluslararasi kuruluslarin ve Turkiye'deki sivil toplum
orgutlerin tepkisini almaktan kurtulamadi.
Basin-yayin organlarina yansiyan haberlere gore, son bir hafta
icerisinde Diyarbakir'in Dicle ve Van'in Catak ilcelerinin kirsal
kesiminde PKK mayinlari yine can aldi: 2'si guvenlik gorevlisi, 1'i
cocuk 3 kisi oldu, 5 kisi de agir yaralandi.
Gecen hafta Turkiye'nin Dogu ve Guneydogu Anadolu bolgeleri'nde
incelemelerde bulunan Uluslararasi Mayin Yasaklama Kampanyasi Editoru
Loren Persi, PKK'nin mayinlama eylemlerine sert tepki gosterdi. Loren
Persi tarafindan yapilan basin aciklamasinda (15 Mayis 2007), PKK
tarafindan koy ve mezralarin yakinlarina dosenen mayinlar neticesinde
bir*** sucsuz insanin (ozellikle kucuk cocuklarin) ve guvenlik
gorevlilerinin oldugu belirtilerek, PKK'nin mayinlama eylemlerine
derhal son vermesi cagrisinda bulunuldu.
PKK mayinlarina en sert tepki Diyarbakir'daki sivil toplum
orgutlerinden geldi. Diyarbakir İnsan Haklari Yardimlasma ve Dayanisma
Dernegi (YURT-SAV) Baskani Ahmet Buyukburc tarafindan yayinlanan basin
aciklamasinda (16 Mayis 2007), Dicle ve Catak kirsalinda PKK
tarafindan uzaktan kumanda ile patlatilan mayinlarin 1'i cocuk, 2'si
guvenlik gorevlisi 3 kisinin olumune neden olmasinin siddetle protesto
edildigi vurgulanarak, soyle denildi; "İnsan haklari savunuculari,
PKK'nin insanlik disi eylemlerine karsi sessiz kalmamalilar. Aksi
halde, PKK cinayetlerine ortak olacaklardir. Kor terorun, ne zaman ve
nerede kimi hedef alacagi belli degildir. Bugun baris, kardeslik,
demokrasi, insan haklarindan bahseden sivil toplum orgutlerinin, en
kalles ve vahsi yontemlere basvuran PKK'ya karsi sessiz kalmalarini
anlamakta gucluk cekiyoruz. İnsan haklari dernekleri basta olmak
uzere, tum sivil toplum orgutlerini PKK'nin mayinlama eylemlerine
karsi 'acil eylem' kampanyasina katilmaya cagiriyoruz."
"Mayinsiz Bir Turkiye Girisimi"nin Bolge Temsilcisi Cengiz Analay ise,
Diyarbakir'daki Insan Haklari Dernegi'nde yaptigi basin toplantisinda
(17 Mayis 2007), mayinlarin bilinenin aksine savaslardan daha fazla
baris zamanlarinda yogun sekilde kullanildigini, cins, dil, inanc ve
dusunce farki gozetmeksizin masum insanlari hedef aldigini belirterek,
"Maalesef, mayinlar Turkiye'de ve dunyada can almaya devam ediyor.
Turkiye'de tablo hic ic acici degil. Her yil ortalama 180 kisi
mayinlarin kurbani oluyor veya sakat kaliyor. Uzaktan kumandayla
patlatilan mayinlar, guvenlik guclerinin yani sira, cocuklari,
kadinlari da hedef aliyor. Toplumumuz mayinlar konusunda daha duyarli
olmali ve sivilleri hedef alan bu tur saldirilari nefretle
kinamalilar" diyerek, PKK mayinlarina karsi tepki gosterilmesi
geregine dikkat cekti.
Handicap International adli uluslararasi sivil toplum kurulusu
tarafindan 17 Mayis 2007 tarihinde aciklanan "Terorizm Raporu"nun
mayinlarla ilgili bolumunde de; "Mayinlarin insanlik icin felaket
oldugu, 84 ulkenin mayinlar nedeniyle sikinti yasadigi, dunyada her
yil yaklasik 20 bin cocugun ve yetiskinin mayinlarin kurbani oldugu,
ozellikle teror orgutlerinin son yillarda mayinlama eylemlerine
yoneldigi ve bu tur eylemlerden en buyuk zarari sivillerin gordugu"
vurgulandi.
Teror orgutleri tarafindan kolay bir eylem bicimi olmasi nedeniyle son
yillarda yaygin sekilde kullanilan mayinlar, PKK icin de ozel bir
anlam iceriyor. PKK'li teroristlerce dosenen mayinlar, basta cocuklar
olmak uzere, masum ve korunmasiz yuzlerce kisinin olumune ya da sakat
kalmasina neden oluyor. Oysa, 26 Temmuz 2006'da PKK'nin yayin
organlarina yansiyan haberlerde, "PKK, Isvicre'de Cenevre Cagrisi
Orgutu yetkilileri ile yaptigi gorusme sonrasinda, mayin kullanmamayi
kabul etti" deniliyordu. PKK'nin televizyonu Roj TV'ye konusan orgut
sozcusu Fehman Huseyin, mayinlardan en fazla sivillerin zarar
gordugunu, PKK'nin, kara mayinlarinin kullanilmamasi yonundeki
anlasmalari kabul ettigini ve bu konuda uluslararasi kuruluslarin
denetimine acik olduklarini ilan etmisti. Bu aciklamalarinin uzerinden
6 ay gecmedi, aralarinda 88'i cocuk, 100'un uzerinde insan mayinlarin
kurbani oldu. PKK tarafindan son donemde yaygin olarak kullanilan
uzaktan kumandali bomba ve mayin patlatma turu eylemler, hedef
gozetmemesi nedeniyle insanlik disi olarak nitelendiriliyor.
Turkiye'de teror orgutunun mayinlarina en *** kurban veren illerin
basinda; Tunceli, Bingol, Siirt, Diyarbakir ve Van geliyor.
Gozu donmus orgut mensuplari, yerlesim bolgelerinde, mezralarda veya
herhangi bir koyun etrafinda, yolunda, patikasinda mayin arazileri
olusturmaya devam ediyorlar. Bu arazilerde yasayan siviller her gun
olumle ve uzuvlarini kaybetmek riskiyle karsi karsiyalar.
PKK kadrolarinin birbirleriyle yaptiklari telsiz konusmalarinda "Mayin
tarlasinda hasilat nasil?.. Birkac yuz olu, bin kadar bacak, yarisi
baldirdan asagi, bir de el ve *** sayida parmak, birkac goz, kulak..."
diyerek sohbet ettikleri yonunde internet sitelerine yansiyan
haberler, insanin kanini donduruyor.
Eskisehir Osmangazi Universitesi Teknoloji Arastirma Merkezi Muduru
Prof.Dr.Muammer Kaya'nin, "mayin magdurlari"ni konu alan basin
toplantisindaki su sozleri, aslinda terorun korkunc boyutunu gozler
onune sermeye yetiyor; "PKK teror orgutu tarafindan dosenen mayinlara
basma sonucunda Turkiye'de 1999-2006 yillari arasinda 589'u sivil, 989
kisi oldu, 3 binin uzerinde kisi de sakat kaldi."
PKK paramiliter orgutu ile mucadelede en kucuk bir olayda dunyayi
ayaga kaldiran İnsan Haklari Dernekleri, elini, kolunu, bacagini,
yuzunu, gozunu, canini PKK mayinina kurban veren cocuklarin aci
cigliklari karsisinda da suskun kalabilecekler mi?.. Susmak,
onaylamaktir. Sivil toplum orgutleri, isimlerine yakisir hareket
etmezlerse, birakin toplumu, kendi vicdanlarina karsi nasil durust
kalacaklar?..
Aklima takilan ve dikkatimi ceken kucuk bir ayrintiyi da sizlerle
paylasmak istiyorum; PKK, mayinlama eylemlerine son verdigini ve bu
konu ile ilgili Cenevre'de PKK yoneticilerinin imza attigini yayin
organlarinda "flas" haber olarak bir hafta boyunca duyurmamis miydi?
Peki, PKK mayinlari sonucu olen insanlarla ilgili haberler, neden ayni
yayin organlarinda "es" geciliyor, yani verilmiyor. Hem yap, hem de
gizle... Acaba PKK sorumlulari, gerceklerin sonsuza kadar gizli
kalacagina mi inaniyorlar?..
Nail Amudi
nailamudi@xxxxxxxxxxx
/////////***********//////////////**********/////////////
*************//////////********
PKK MAYINLARINA SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİ!..
"Sivil Toplum Örgütleri'nden PKK Mayınlarına Karşı 'Acil Eylem'
Çağrısı!.."
Uluslararası toplumun tepkisinden çekinen ve "şiddete" dayalı
varlığını gizlemek için her yolu deneyen PKK, "bir daha mayın
kullanmayacağını" kamuoyuna deklere etmesine rağmen, mayınlarla can
almaktan bir türlü vazgeçmiyor.
PKK, mayınlama eylemleri ile ilgili gerçekleri kamuoyundan
gizlemeye çalışsa da, uluslararası kuruluşların ve Türkiye'deki sivil
toplum örgütlerin tepkisini almaktan kurtulamadı.
Basın-yayın organlarına yansıyan haberlere göre, son bir hafta
içerisinde Diyarbakır'ın Dicle ve Van'ın Çatak ilçelerinin kırsal
kesiminde PKK mayınları yine can aldı: 2'si güvenlik görevlisi, 1'i
çocuk 3 kişi öldü, 5 kişi de ağır yaralandı.
Geçen hafta Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri'nde
incelemelerde bulunan Uluslararası Mayın Yasaklama Kampanyası Editörü
Loren Persi, PKK'nın mayınlama eylemlerine sert tepki gösterdi. Loren
Persi tarafından yapılan basın açıklamasında (15 Mayıs 2007), PKK
tarafından köy ve mezraların yakınlarına döşenen mayınlar neticesinde
birçok suçsuz insanın (özellikle küçük çocukların) ve güvenlik
görevlilerinin öldüğü belirtilerek, PKK'nın mayınlama eylemlerine
derhal son vermesi çağrısında bulunuldu.
PKK mayınlarına en sert tepki Diyarbakır'daki sivil toplum
örgütlerinden geldi. Diyarbakır İnsan Hakları Yardımlaşma ve Dayanışma
Derneği (YURT-SAV) Başkanı Ahmet Büyükburç tarafından yayınlanan basın
açıklamasında (16 Mayıs 2007), Dicle ve Çatak kırsalında PKK
tarafından uzaktan kumanda ile patlatılan mayınların 1'i çocuk, 2'si
güvenlik görevlisi 3 kişinin ölümüne neden olmasının şiddetle protesto
edildiği vurgulanarak, şöyle denildi; "İnsan hakları savunucuları,
PKK'nın insanlık dışı eylemlerine karşı sessiz kalmamalılar.. Aksi
halde, PKK cinayetlerine ortak olacaklardır. Kör terörün, ne zaman ve
nerede kimi hedef alacağı belli değildir. Bugün barış, kardeşlik,
demokrasi, insan haklarından bahseden sivil toplum örgütlerinin, en
kalleş ve vahşi yöntemlere başvuran PKK'ya karşı sessiz kalmalarını
anlamakta güçlük çekiyoruz. İnsan hakları dernekleri başta olmak
üzere, tüm sivil toplum örgütlerini PKK'nın mayınlama eylemlerine
karşı 'acil eylem' kampanyasına katılmaya çağırıyoruz."
"Mayınsız Bir Türkiye Girişimi"nin Bölge Temsilcisi Cengiz
Analay ise, Diyarbakır'daki İnsan Hakları Derneği'nde yaptığı basın
toplantısında (17 Mayıs 2007), mayınların bilinenin aksine savaşlardan
daha fazla barış zamanlarında yoğun şekilde kullanıldığını, cins, dil,
inanç ve düşünce farkı gözetmeksizin masum insanları hedef aldığını
belirterek, "Maalesef, mayınlar Türkiye'de ve dünyada can almaya devam
ediyor. Türkiye'de tablo hiç iç açıcı değil. Her yıl ortalama 180 kişi
mayınların kurbanı oluyor veya sakat kalıyor. Uzaktan kumandayla
patlatılan mayınlar, güvenlik güçlerinin yanı sıra, çocukları,
kadınları da hedef alıyor. Toplumumuz mayınlar konusunda daha duyarlı
olmalı ve sivilleri hedef alan bu tür saldırıları nefretle
kınamalılar" diyerek, PKK mayınlarına karşı tepki gösterilmesi
gereğine dikkat çekti.
Handicap International adlı uluslararası sivil toplum kuruluşu
tarafından 17 Mayıs 2007 tarihinde açıklanan "Terörizm Raporu"nun
mayınlarla ilgili bölümünde de; "Mayınların insanlık için felaket
olduğu, 84 ülkenin mayınlar nedeniyle sıkıntı yaşadığı, dünyada her
yıl yaklaşık 20 bin çocuğun ve yetişkinin mayınların kurbanı olduğu,
özellikle terör örgütlerinin son yıllarda mayınlama eylemlerine
yöneldiği ve bu tür eylemlerden en büyük zararı sivillerin gördüğü"
vurgulandı.
Terör örgütleri tarafından kolay bir eylem biçimi olması nedeniyle
son yıllarda yaygın şekilde kullanılan mayınlar, PKK için de özel bir
anlam içeriyor. PKK'lı teröristlerce döşenen mayınlar, başta çocuklar
olmak üzere, masum ve korunmasız yüzlerce kişinin ölümüne ya da sakat
kalmasına neden oluyor. Oysa, 26 Temmuz 2006'da PKK'nın yayın
organlarına yansıyan haberlerde, "PKK, İsviçre'de Cenevre Çağrısı
Örgütü yetkilileri ile yaptığı görüşme sonrasında, mayın kullanmamayı
kabul etti" deniliyordu. PKK'nın televizyonu Roj TV'ye konuşan örgüt
sözcüsü Fehman Hüseyin, mayınlardan en fazla sivillerin zarar
gördüğünü, PKK'nın, kara mayınlarının kullanılmaması yönündeki
anlaşmaları kabul ettiğini ve bu konuda uluslararası kuruluşların
denetimine açık olduklarını ilan etmişti. Bu açıklamalarının üzerinden
6 ay geçmedi, aralarında 88'i çocuk, 100'ün üzerinde insan mayınların
kurbanı oldu. PKK tarafından son dönemde yaygın olarak kullanılan
uzaktan kumandalı bomba ve mayın patlatma türü eylemler, hedef
gözetmemesi nedeniyle insanlık dışı olarak nitelendiriliyor.
Türkiye'de terör örgütünün mayınlarına en çok kurban veren illerin
başında; Tunceli, Bingöl, Siirt, Diyarbakır ve Van geliyor.
Gözü dönmüş örgüt mensupları, yerleşim bölgelerinde, mezralarda
veya herhangi bir köyün etrafında, yolunda, patikasında mayın
arazileri oluşturmaya devam ediyorlar. Bu arazilerde yaşayan siviller
her gün ölümle ve uzuvlarını kaybetmek riskiyle karşı karşıyalar.
PKK kadrolarının birbirleriyle yaptıkları telsiz konuşmalarında
"Mayın tarlasında hasılat nasıl?.. Birkaç yüz ölü, bin kadar bacak,
yarısı baldırdan aşağı, bir de el ve çok sayıda parmak, birkaç göz,
kulak..." diyerek sohbet ettikleri yönünde internet sitelerine yansıyan
haberler, insanın kanını donduruyor.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi
Müdürü Prof.Dr.Muammer Kaya'nın, "mayın mağdurları"nı konu alan basın
toplantısındaki şu sözleri, aslında terörün korkunç boyutunu gözler
önüne sermeye yetiyor; "PKK terör örgütü tarafından döşenen mayınlara
basma sonucunda Türkiye'de 1999-2006 yılları arasında 589'ü sivil, 989
kişi öldü, 3 binin üzerinde kişi de sakat kaldı."
PKK paramiliter örgütü ile mücadelede en küçük bir olayda
dünyayı ayağa kaldıran İnsan Hakları Dernekleri, elini, kolunu,
bacağını, yüzünü, gözünü, canını PKK mayınına kurban veren çocukların
acı çığlıkları karşısında da suskun kalabilecekler mi?.. Susmak,
onaylamaktır. Sivil toplum örgütleri, isimlerine yakışır hareket
etmezlerse, bırakın toplumu, kendi vicdanlarına karşı nasıl dürüst
kalacaklar?..
Aklıma takılan ve dikkatimi çeken küçük bir ayrıntıyı da
sizlerle paylaşmak istiyorum; PKK, mayınlama eylemlerine son verdiğini
ve bu konu ile ilgili Cenevre'de PKK yöneticilerinin imza attığını
yayın organlarında "flaş" haber olarak bir hafta boyunca duyurmamış
mıydı? Peki, PKK mayınları sonucu ölen insanlarla ilgili haberler,
neden aynı yayın organlarında "es" geçiliyor, yani verilmiyor. Hem
yap, hem de gizle... Acaba PKK sorumluları, gerçeklerin sonsuza kadar
gizli kalacağına mı inanıyorlar?..
Nail Amudi
nailamudi@xxxxxxxxxxx
.
- Prev by Date: DTP, AGALARIN MI, YOKSULLARIN MI?..
- Next by Date: Gropa Kurdayeti
- Previous by thread: DTP, AGALARIN MI, YOKSULLARIN MI?..
- Next by thread: Gropa Kurdayeti
- Index(es):